Thursday, June 29, 2006

yapay bronzlastirici almam lazim dedim erben'e... malum ya, gokce evleniyor, yarin buyuk gun ve hepimiz arkadasimiza yarasir kiliklarda tesrif etmeliyiz dugune : yesil ayakkabima uysun diye gidip yesil elbise aldim, saclarimi boyatmayi planliyorum, makyaj yapiciiim, erben de alisverise cikti falan...

bu arada bir de baktim dunyanin en kolay yanan insani oldugum icin kollarim omuzlarima kadar kahverengi olmus bile... oysa istanbul'da yalnizca bir hafta gecirdim daha.

yapay bronzlastirici denmiyormus ona, erben onbes dakika dalga gecti. 'otobronzan'mis turkce'si de. ben nereden bileyim sanki her gun solaryum ve otobronzan arasinda secim yapiyorum, tovbeeee...

gittim aldim. kullanma kilavuzunu okudum : soyle guzel urun, boyle muhtesem, fis fisi var, her yerinize sikin super olursunuz yaziyordu. ben de aynen onerilen sekilde kullandim. bitirdikten sonra da ellerimi guzeeeelce yikadim. sabah beni bir katastrof bekliyordu : avuc iclerim turuncu ! bacaklarimin yarisi da... kol kismi sanirim daha iyi ama sirtimi da goremiyorum isikli ortamda... boku yedim dedim. panik halinde erben'imi aradim dedim yetis erben! henuz yetisemedi, ben evde hala turuncu dizlerle ve ellerle oturmus kurtarilmayi bekliyorum.

ayrica cinderella olsam prens ayakkabimi dusurdugumde benimle bir daha konusmaz zaten, ayaklarimin alti da, spreyden doulen partikuller dolayisiyla kahverengi (bu da demek oluyor ki en iyi ayagimin alti bronzlasiyor hayatta)!

hasili erben gelecek de her yerimi iyi bir sunger ile ilaclayacak. bu arada bu otobronzan adi altinda satilan sey de sprey boyadan farkli degil. haberiniz ola.

haydi dugune !!!

No comments: